Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere lâyık bulunan zâtın, özel ve en kapsamlı ismidir. Edebin lüzumu olarak Allah Teâlâ’nın adını tek başına anmaz, yanına “Teâlâ” gibi tazim (yüceltme) ifadelerinden birini ekleriz.

Allah Teâlâ’nın varlığı zorunludur. Zira onun yaratması olmadan hiçbir şeyin var olabilmesi mümkün değildir. Lafza-i Celâl, âlimlerin büyük çoğunluğu tarafından isimlerin en büyüğü kabul edilmiş, “İsm-i Âzam” olarak nitelendirilmiştir. Ayrıca bu isim, her yönden yalnızca Allah Teâlâ’nın zatına nispet edilebilecek bir isimdir. Zira O’nun bütün sıfatlarını kapsamaktadır. Bu sebeple Lafza-i Celâle, İsm-i Câmi yani kapsayan/kapsamlı isim de denilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de 2697 (bir diğer görüşe göre 2788) kez tekrar edilmiş olan bu ism-i şerifin, zikretmiş olduğumuz özelliğine binaen başka bir kimse ya da şey için kullanılması asla caiz değildir.

Faziletleri ve Zikrindeki Faydalar

Esmâü’l-Hüsnâ’nın faziletlerini beyan eden ulemanın kaydettiğine göre; Cuma günü bin kere “Yâ Allâh” diyen kimsenin adı, Evliyâ-i Kirâm hazeratının adının bulunduğu listeye kaydedilir. Cuma namazından önce yüz defa “Ya Allah-Ya Hû” diyen kimsenin her ne hayırlı dileği varsa gerçekleşir. “Yâ Allâh” zikrine her gün bin defa devam eden kişi, nefsini terbiye yolunda ciddî mesafe kat ederek kalb-i selim kimliğine kavuşur.

Bir hastaya iki yüz kere “Yâ Allâh” zikri okunsa, eceli gelmediği takdirde şifaya kavuşur. Her vakit namazın akabinde yüz defa “Lâ İlâhe İllallâh Hû” zikrine devam edenlerin kalbi yumuşar. Bu zikre devam eden kimse unutkanlıktan ve gaflet hâlinden de muhafaza olunur.

“Allâh” diyen bir kul, Allah Teâlâ’nın varlığını derinden hissetmeli, O’nun dışında kalanların tamamını kalbinden ve zihninden atmaya çalışmalı, her şeyi yaratan Allah Teâlâ’ya hamd etmeli, şükür ve minnet hissini zikir esnasında kalbinde daima muhafaza etmelidir.

Bir Yorum Yazın

Email adresiniz gizli kalacaktır. Zorunlu alanlar şu işaretle bildirilmiştir: *